(…)
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
(…)
Sezai KARAKOÇ
ÜMİT, BİZ ve VATAN
Bu topraklarda çirkef oyunlar oynanmaya ta Fatih döneminde başlanıldı. Fatih
Sultan Mehmet han İstanbul’u tam kültür başkenti yapacakken öldürüldü. Devamında bozulmalar başladı ve yıkılan bir dev-devlet…
Daha sonrasında kurulan yeni bir devlet. Tam her şey düzelmeye başladı derken yeniden hüsran yeniden başa dönüş… Ne mi? oldu köpeğine amerikan maması yedirmesi gerekçesiyle idam edilen başbakanlar, kese kâğıdı patlayınca abdest alıyor, kundaktaki çocukla hacca gidiyor, her gittiği yerde namaz kılıyor gibi sudan gerekçelerle görevlerinden alınan başbakanlar; yani darbe ve her darbede 20 sene kaybettik. İşini iyi yapan görevliler öldürüldü, yerli uçak icat eden bilim adamları intihar ettirildi ve tekniğimizi kaybettik. Sonra sağ sol diye gençlerimiz ikiye ayrıldı; yönümüzü kaybettik. Biz avrupalı olunca; kültürümüzü, zina serbest olunca da ahlakımızı kaybettik. Sonra kızlarımız başı kapalı üniversiteye giremedi; dinimizi kaybettik. Son olarak terör, canlarımızı kaybettik.
İşin en kötü tarafı bütün bunlar gözümüzün önünde gerçekleşti ve biz bir şey yapmadık, yapamadık. Bir gün başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmedik, düşünemedik. Bazı güçler istediği zaman isteğini yaptı biz ümitsizliğe kapıldık. Bunlara güç yetiremeyiz dedik, dedik ve seyrettik. Allah’a sığınmadık… Belki de yüzümüz yoktu, bilmiyorum.
Ama şimdi gerçekten bu devletini seven insanlara, her şeye rağmen, Ümitsizliği bir kenara bırakıp merhametin kapısını çalarak Allaha sığınıp yardım isteyenlere Sezai KARAKOÇ’UN şu mısralarıyla sesleniyorum…
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk cellâdından ne çıkar mademki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
selam ve dua ile